KARA ABDULLA 

Kara Abdulla hakkında hadise
 

Feo dünyasında — öz memleketim, diyebilecek yeri yoktur Kara Abdulla'nın. Diğer yıldız ışıkları altında doğan biri için bizim dünyamızda her şey yabancıydı.
Onun Dünyasında kar ve soğuk yoktu, kum rengindeki ay olağanüstü güzelliklerine sahip bitkileri ve çiçekleri aydınlatıyordu, merhamet ve saygı ise anne sütüyle birlikte bilinçlerine ve kanına emiliyordu. Uzak yıldız sakinleri diğerlerinden, keskin duyma özellikleriyle, yüksek hayat kabiliyetiyle farklılık gösteriyorlardı, belayı ve tehlikeyi günler öncesinden hissediyorlardı, kötü niyetle gelecek olanları önceden bilirlerdi. Günün birinde Görücü Kaosun kara ordularının saldırısı kehanetinde bulundu ama Kaos ordularını durdurmak için sayıca çok azdılar.
Abdulla ozaman çok küçüktü, dert ve acı nedir bilmiyordu, tek hayal ile yaşıyordu — erginlik gecesinin hayali ile, erginlik gecesinde ilk kılıcını hediye edeceklerdir, ilk kez büyüklerle avlanmaya çıkacaktır, kendisine dağ gölü kenarında ev inşa etme hayali ile yaşıyordu.
Görücü dağdan indiğinde suratı hüzün doluydu, gözlerinde korku okunuyordu. Görücü, bir zamanlar yere kadar olan uzun saçlarını kesti.
Tüm bunları gören Aksakalların suratları toprak rengini aldı, herkes sustu ve yüzlerini yere indirdiler. Kadınlar diz çöktüler, ağlıyorlardı ve tanrılara dua etmeye başladılar, dualarında çocuklarının kurtulmasını yalvarıyorlardı. Erkekler ise bir kelime, bir ses bile ağızlarından çıkartmadan dizlerinde dua eden kadınlarının yanında duruyorlardı, onların suratlarında sadece gözyaşları akıyordu.
Görücünün kesik saçların tek anlamı vardı — canlı olan herşeyin sonunu. Onlar pes etmediler, savaşa hazırlanmaya başladılar.
Demirciler acilen silah imal etmeye başladılar, dericiler zırh elbiseleri dikmeye, Aksakalların emri üstüne tüm çavuşlar acilen askerleri toplamaya çıktılar. İki gün içinde binlerce kılıç dövüldü, yüz binlerce ok kendi isabetli vuruşunu yapmak için bekliyordu.
Büyük savaş başlamadan birkaç gün öncesinden Aksakallar ve Görücüler Kehanet taşın yanında toplandılar. Uzun dualar sonrasında Tanrılar söylediler ki - onların ırkından biri Zaman Kapılarını aşarak dünyalarını terk etmesi gerekir, diğer ırkları Kaos orduların saldırıya geçtiklerini bildirmek için.
Zaman Kapıları, gizli kapı gibi, dünyaları bir biriyle bağlıyordu, diğer dünyalarda yaşayanları birilerin uyarması gerekiyordu, çünkü onlar geleceği göremiyorlardı ve uyarılmadan Kaos ordularına karşı koyamazlardı ozaman.
Aksakallar tüm vilayetlerden ve köylerden en bilgili erginleri, hangilerine tanrılar özel kehanet güçlerini verdiler,  seçtiler. Uzun bir süre yüksek güçler tarafından diğer dünyalara gidecek olan kişiyi göstermeleri için dua ettiler. Kura Abdulla'ya düştü!
Genç Abdulla kendi ailesi ile, çocukluk dostları ile, öz dağları ve ormanları ile vedalaştı, küçük keseye yerden bir avuç toprak aldı, keseyi kalbinin yanına sakaldı ve Zaman Kapılarına adım attı. Aksakallar Görücülerin yardımıyla Zaman Kapılarını onun gidişinden sonra mühürleyeceklerini bilmiyordu, eğer Kaos ordusu zafer kazanırsa diğer dünyalara kolaylıkla ulaşmasın diye. Bunu bilmek için geleceği görmesine gerek bile yoktu, çünkü o kendisi bile aynı şekilde yapacaktı.
Zaman Kapılarını aşınca çocuğun ilk karşılaştığı — garip bir yaratıktı. Kocaman ebatlarına sahip, uzun kuyruklu, sedef kabuğu renginde pullar ile kaplı olan, çok güzel gözlerine, büyük ve güzel kanatlarına sahip bir varlıktı bu. Çocuğu karşılayan beyaz ejderha Erifariustu, insanlar ırkı enerjisinden, ejderhalar Şahibesi Şeara tarafından yapılan insanlar ırkı Koruyucusudur, erifarius çocuğu Şeara'ya götürdü. Şeara çocuğu tüm sıcaklığı ile ve şavkati ile karşıladı. Diğer dünyadan haberleri dinledikten sonra konuşmaya başladı.
- Ben bu dünyaya özel görev ile Tanrılar tarafından gönderildim. Ejderhalar — benim yardımcılarımdır, onlar ırkların temsilcileri ve yöneticileridir. Sen tam zamanında geldin! Tüm Feo sakinleri adına teşekkür ediyorum sana! Ben Zaman Kapılarını bu taraftan mühürleyeceğim. Erken olsun geç olsun ama  Kaos orduları bizim dünyamıza çeşitli deliklerden ulaşacaklardır, dünyaları yoketme istekleri çok yüksektir onlarda. Kapıları aşmaya çalıştıkları gün ise biz onları hazır durumda bekleyeceğiz.
Şeara tarafından kutsanan Abdulla, on yaşına basmadan, Cehennem geçidindeki Maasdar okuluna gitti. Öğretmenlerin dikkatli gözetimi altında uzun yıllar boyunca okulda kendi yeteneklerini geliştiriyordu. Okuldakilerden dış görünüşü ile diğerlerinden okadar farklıydı ki diğerleri istemeden ona Kara Abdulla olarak danışıyorlardı. Abdulla her konuda diğerlerinden çok daha iyidi — kılıçlar ile antrenmanlarda, eski tomarları ve gizli bilgileri okumakta, gizli öldürme bilgilerin öğrenmesinde, kehanetlerde ise bazı çğretmenleri bile geçiyordu. Çok zaman geçmeden Abdulla genç öğretmenlerden biri oldu.
Maasdar okulunda Abdulla güçlü ve becerikli katil Go'Zanar ile tanıştı, tanışmalarından sonra varlıkların hayatlarını değiştirme isteği Abdulla'nın kalbinde doğdu.
Kara Abdulla kader tarafından katil olmaktan kurtuldu. Günün birinde onu Şeara çağırdı yanına, Şeara'nın karşısına - uzaktaki dünyadan gelen, gözleri korku dolu çocuk değil, güçlü ve cesur savaşçı, kendi hedefine varmak için tüm imkanları denemeye hazır olan biri duruyordu. Şeara eski ormandaki ırmak kenarında oturuyordu ve Hayat Ağını örüyordu.
Şeara dikkatlice delikanlıya baktı, kendi olağanüstü güçleri ile onun içine ve ruhuna baktı ve gülümsedi.
-Sende yanılmadım delikanlı. Beklediğim bir şekilde yetişmişsin. Çocukluk dizginsizliği ve kaygısızlık kayıp oldu, onları yerine bilgelik geldi. Kendi hareketlerinin ve davranışlarının sorumluluğunu taşımayı öğrenmişsin, içindeki güçlü adalet isteği ise halen kaldı. Benim için bu çok önemlidir.
Abdulla tek dizi üstüne çöktü.
- Bunun bana ne faydası olacaktır, Şeara, eğer ben kiralık katil yoluna devem edemezsem?
Tanrıça yüksek sesle gölmeye başladı.
-Ben dört kişinin içinden seçiyordum, onların içinde Go'Zanar da vardı, ben ise seni seçtim, benim seçimim — Sensin.
Abdulla sessizliği bozmadam şaşkın bir şekilde kaşların birini kaldırdı.
Şeara oturduğu yerden kalktı ve elindeki çıkrığı bıraktı.
Bende olan en değerli şeyleri sana teslim ediyorum, bu dünyanın koruyucusu olmanı istiyorum, benim Ejderhalarımla — Erifarius ve Striagorn'la aynı şekilde.
Abdulla'nın esmer dış görünüşü hiç bir şekilde hisslerini göstermedi - şaşkınlığı, gurur duygusunu, hayretini.
-Peki ya beceremezsem Bilgili Şeara?
Tanrıça Abdulla'nın göğüsüne dokundu.
- Senin göğüsünde, benim şu ana kadar gördüğüm, en cesur kalb bulunmaktadır. Daha çocukken kendi korkunu yenmeye başardın, dünyaların Kapılarından geçtin, diğer dünyalara çok önemli bir haberi ulaştırmak için, bunu yapmayı her yetişkin cesaret edemezdi. Senin başaramayacağını bilsem seni bugün buraya çağırmazdım. Hikmetli bir şekilde yönet, çünkü hikmet barışın anahtarıdır. Düşmanlarına karşı gaddar ol, ihanet edenlere acıma. İhanetlerin olacağını sen kendin bile biliyorsun.
Şaera Abdulla'ya, Kanlı Kader Taşları yerleştirilmiş olan Hükümdar gerdanlığını ve Hükümdarlık asasını hediye etti.
- Onlar sana Feo dünyasının özünü anlamana yardımcı olacaklardır. Onların yardımıyla tüm canlı varlıkların düşüncelerini ve fikirlerini okuyabileceksin, iyi yada kötü olsun.
Eski ormanı  Abdulla perişan bir şekilde terk etti. Omuzlarına çok büyük bir yük aldı, bildiği tek şey vardı — yardım gerektiğinde Ejderhalar onu tek başına bırakmayacaklardır her zaman yardıma geleceklerini biliyordu.
Abdulla biliyordu, Zaman Kapılarını aşarak geri kendi memleketine dönemeyecektir, bundan sonraki kaderi, uzun asırlar boyunca, bu topraklarla, bu Dünya ile bağli olduğunu biliyordu ve anlıyordu. Kendi yüzünü sakladı, çünkü açık cehre — ölümlüler önünde zaaf göstergesidir ve boş şöhret düşkünlüğüdür. Şeara'nın sözlerini dikkate alarak Abdulla düşmanlarına gaddar davranıyordu, ihanet edenlere acımıyordu, ne kendi ırkından ne de diğer ırklardan!

 
 

 
«Efsane: Ejderhalar Mirası», bedava, online MMORPG (Massively Multiplayer Online Role-Playing Game) (online oyunları, mmorpg) oyunun yasal sitesine hoş geldiniz. Browser Role-Playing (rpg) oyunları abonman ücreti yada özel bir program kurmanızı gerektirmiyor. Ayrıca bu sitede, Flash teknolojisi yardımıyla (online flas oyunları) yapılan, bedava oyunlar da yer almaktadırlar.
Powered by Mail.Ru Games
© 2006-2009. IT Territory LLC | Künye